26
Ağustos

KÜRT SORUNU MU YOKSA BAŞKA BİR ŞEY Mİ?

Yazan: Turk  |  Kategori: Güncel  |  Okunma: 267 kez okunmuş.

KÜRT SORUNU MU YOKSA BAŞKA BİR ŞEY Mİ?

Türkiye’nin yaşadığı söylenen Kürt sorunu ile ilgili Ak Parti kısa bir süre önce bir girişimde bulundu.
Açılım adı altında yapılan ilk toplantıya farklı medya kuruluşlarından gazeteciler ve akademisyenler katıldı.
Toplantının en çok eleştirilen noktaları, Polis Akademisi’nde düzenlenmesinin yanlışlığı kadar, karşıt düşünceli gazetecilerin ve akademisyenlerin de çağrılmamış olmasıydı.
Ak Parti’nin kuruluş tüzüğünde çözüm üretileceği vaadinde bulunan sorumlular, neden bu zamana kadar adım atmadılar, bunun konuşulması gerekir.
Bir başka konuşulması gereken konu; bu konu neden aylardır yıllardır gündeme getirilmedi de, gazetelerde terörist başının Ağustos ayında açıklayacağı yazılan önerilerinden sonra hemen harekete geçildi?
Türkiye’nin, cidden bir Kürt sorunu mu var, yoksa Güneydoğu sorunu mu var?
Var olduğu söylenen bu sorun neden sadece siyasiler tarafından çözülmeye çalışılıyor?
Var olduğu iddia edilen bu sorunu çözmek adına, neden sivil toplum önderleri, din âlimleri ve din sosyologları da muhatap alınmıyor?
Güneydoğu’da yaşayan kardeşlerimizi, bir sorun haline sokan anlayışın çözülebilmesi için Anayasa’da nasıl bir değişikliğe gidilmesi gerekiyor?
Yüzyıllardır beraber yaşadığımız, beraber ağlayıp beraber güldüğümüz Kürt kardeşlerimiz (bazılarının dediği gibi) gerçekten kendilerini ikinci sınıf vatandaş mı görüyor? Eğer çoğunluk bu yönde düşünüyorsa, onların bu şekilde düşünmesine sebep olan etkenler hiç araştırıldı mı acaba?
Acaba Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu günden bu yana geri bırakıldığı söylenen Güneydoğu ve Doğu Anadolu illerimizin, bu geri kalmışlığının sebeplerini kimse irdeledi mi?
86 senelik Türkiye’de, neden son 35 senede PKK terör örgütü birden ortaya çıktı? Ve eli silahlı bir terör örgütü nasıl oldu da Kürt kardeşlerimizin hak savunucusu hâline geldi?
Mesele sadece verilmediği söylenen haklar mıydı acaba?
Bundan 15-20 yıl öncesine kadar Kürtçe konuşan kardeşlerimizin, ana dili sorun olmuyordu da neden birden sorun olmaya başladı?
Devlet, Türkçe öğretmenin yanında Kürtçeyi de öğreterek, bölge insanımıza sahip çıkmayı, meramını onların ana dillerinde anlatmayı neden denemedi, deneyemedi?
Vatandaşından korkan bir devlet anlayışı ile ne, ne kadar başarılabilir? Bu korkunun yenilmesi için yapılması gereken Anasaya değişiklikleri neden yapılmadı?
Dindarlıklarıyla bilinen Kürt kardeşlerimizin elinden, hayatından din ve hakiki din adamları neden ve nasıl çıkarıldı?
Gerçek anlamda ilim yapıp yapmadığına bakılmaksızın kapatılan tekkelerin, medreselerin toplumda meydana getirdiği tahribat neden ölçülemedi?

Bu sorun, bir ülke sorunu değildir.
Bu sorun, Anadolu’da kan bağıyla birbirine bağlı olan Türklerle Kürtlerin birbirine düşürülmek istenmesi sorunudur.
Bu sorun, Güneydoğu Anadolu’nun bir bölümünü, Kürt kardeşlerimizi kullanarak bölme sorunudur. Bu amaç doğrultusunda kimlerin ne tür planlar içinde olduğunu ise tarih çok iyi yazmaktadır.
Bu sorun, devletin milletinden korkma sorundur.
Bu sorun, devletin milletine, hak ettiği değeri vermemesi sorunudur.
Bu sorun, doğusu ile batısıyla bu ülke insanının daha mutlu, daha müreffeh, daha huzurlu yaşamasını engellemek isteyen statükonun, devrim kafalılığın, “bizim istemediğimiz bir şey olmaz” mantığının, “bu vatanın asıl sahipleri biziz, bizim istemediğim bir şey olmaz” betonluğunun, var oluş sorunudur.
“Kürt Sorunu”(!) büyük güçler izin verdiği kadar çözülecektir.
Çizilmiş büyük plan içinde, oynamamız gereken rolü oynadığımız kadar çözülecektir.

Kaynak : asimyildirim.com


 Yazının Etiketleri  

Yorum yapin